İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

  Yazı Boyutu - 14 +

Öncelikle komşumuz Rize ve Artvin’de meydana gelen sel felaketlerinde yaşamlarını kaybedenlere rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Ortaya çıkan ekonomik kayıpların devletimizin gücü ve kudreti ile en kısa sürede karşılanacağına inancım tamdır. Bu vesileyle yaşanan afetin ardından olay yerinden ayrılmadan çalışmaları koordine eden İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun bu zor günlerde bölgemizde halkımızla beraber olmasını da takdirle karşılıyorum.

Sel felaketinin ardından özellikle Ege ve Akdeniz başta olmak üzere ülkemizin çeşitli bölgelerinde başlayan orman yangınlarının da üzüntüsünü yaşıyoruz. Aynı anda çıkan bu yangınlar sabotaj ihtimallini de gündeme getirmiştir. Elbette bu ihtimalleri devletimiz aydınlığa çıkaracaktır.

İklim değişikliğinin riskleriyle her geçen gün daha fazla karşılaşıyoruz. Bölgemizde aşırı sıcaklarla beraber ani yağışların sele neden olduğu tespit edilmektedir. Aynı dönemde Almanya’nın Kuzey Ren bölgesinde de yine sel felaketi yüzlerce can kaybına yol açtı. Hepimiz ülke olarak iklim değişikliğinin ortaya çıkartacağı olumsuzluklara karşı bilimsel ve akılcı yöntemler ile koruma, korunma ve tedbir imkanlarımızı en üst seviyeye çıkarmalıyız.

İklim değişikliği nedeniyle bilim insanları Karadeniz bölgesinde aşırı sıcaklar ile aşırı yağmur, sel ve toprak kayması gibi doğal afetleri daha sık yaşayacağımızı, bu konudaki uyarılarını dikkate almamız gerektiğini belirtmek istiyorum.

Bu konuda iş dünyası olarak sorumluluğumuz nedir? Neler yapabiliriz? Kısıtlı olan imkanlarımız, az olan sermayemiz ve iş gücümüz bizim için çok değerlidir. Yapacağımız yatırımlarda bu değerlerimizi koruyarak, iklim değişikliğinin getirdiği riskleri de hesaplayarak adım atmaya dikkat etmemiz gerekmektedir.

1 Temmuz sonrası normalleşme adımları ile beraber vaka sayılarımız yeniden kritik seviyelere ulaşmış görülmektedir.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da maske, mesafe ve hijyen tedbirlerinden uzaklaşmamamız gerekmektedir. Bunun yanında aşı hakkı hemen hemen her yaştan insanlarımıza sunuldu. Geçmişte zorunlu kapanmaların hayatımızı nasıl kısıtladığını hep beraber yaşadık, gördük. Önce kendi can sağlığımızı sonra çevremizi ve toplumumuzun sağlığını riske etmemek için aşılarını olmayan vatandaşlarımızın aşılarını yaptırmaları çok önemli. Çünkü tehlike geçmedi, devam ediyor.

Pandemiden turizm ve hizmet sektörlerimiz en çok etkilenen sek- törlerin başında gelmişti. Normalleşme ile de en hızlı toparlanmaya çalışan sektörlerin başında turizm geliyor. Trabzon ilimiz için konuşmak gerekirse yüksek sezon olarak adlandırdığımız bu günlerde beklentilerimizin üzerinde bir hareketin yaşanması sektörün yüzünü güldürdü. Geçmiş kayıplarımız çok ama yüksek doluluk oranları ile sektör biraz rahatladı. Aynı zamanda bölge ticaretimize de bir hareketlilik kazandırdı. Turizmden gelen sıcak paranın bölgemizdeki ekonomik faaliyetlerimizin büyümesine etkisini sahada hep birlikte görüyoruz.

24 Temmuz 2021 Cumartesi günü 130 uçak, 25 Temmuz 2021 Pazar günü ise 135 uçağa Trabzon Havalimanında hizmet verildi. Bugüne kadar Trabzon Havalimanından bir günde en fazla 120 uçak hizmet almıştı. İki gün üst üstü tüm zamanların rekoru kırılmış oldu. Bu başarı başta turizm sektörümüz olmak üzere bütün iş camiamızın ve halkımızın ortak başarısıdır. Trabzon’u ve Karadeniz bölgesini turizmde hedeflediğimiz noktalara çıkartmak gayretini hep beraber gösteriyoruz ve sevincini de yine hep beraber paylaşıyoruz.

Önümüzdeki hafta içerisinde ülkemiz ve Karadeniz bölgesi için çok önemli bir ürün olan fındık taban fiyatı Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanacak. Geçtiğimiz yıl açıklanan fındık taban fiyatının yarattığı memnuniyetin bu yıl da gerçekleşmesini milyonlarca üreticimiz adına bekliyoruz. Üreticimiz, tüccarımız, sanayicimiz ve ihracat- çımızın kazanacağı bol bereketli bir fındık sezonu ile Karadeniz’in, ülkemizin yüzünün gülmesi en büyük dileğimizdir. Turizmden sonra fındık sezonundan girecek olan dövize de şehrimizin ve ülkemizin ihtiyacının olduğu unutulmamalıdır.